
Sep 19, 2010

O kadar “mouse olmadan first/third person shooter oynanmaz!” diye haykıran ben youtube’da uncharted 2 videosu izlerken shopto’dan siparişimi verdim ve lafımı yuttum. Başta alışmak zor oldu ama alışınca dünyaca ünlü birçok oyun değerlendirme sitesinden neden tam puan aldığını anladım. Mükemmel çevre tasarımları, özenilmiş grafikler, eğlenceli karakterler ve başından sonuna akıcı oynanış birleşip şimdiye kadar oynadığım en iyi oyunlardan biri olmuştur.
Facebook'ta paylaş

Sep 19, 2010

Şimdiye kadar gördüğüm en etkileyici trailerlardan biri. Bioshock 2 oynamamıştım sırf bu trailer yüzünden onu da alıp bitiricem.
Facebook'ta paylaş

Aug 21, 2010

118 temalı reklamlar sadece bana mı bu kadar itici geliyor bilmiyorum. Bu insanlar nerden para kazanıyorlar neden bu kadar reklam patlaması oldu anlamadım. Ya da insanlar gerçekten arıyorlar mı bu numaraları bu kadar?

Hele bir de akılda kalmak için müzikli söylenişleri, kalitesiz reklamları gözü de kulağı da tırmalıyor.
Facebook'ta paylaş

Jul 25, 2010

Benim de kullanmakta olduğum “Head & Shoulders – Mentollü” şampuanı yaz aylarında serinlik veriyor iyi hoş da kış aylarında ne yapmak gerek?
Facebook'ta paylaş

Dec 1, 2009

Google Wave ilk duyulduğunda herkes gibi benim de aklıma Gmail geldi. “Şimdilerde davetiye yoluyla üye olunuyor fakat ilerde isteyen herkes üye olabilecek.” Yine de bi hevesle davetiye bulabilmenin yollarını aradım, bakmadığım yer kalmadı. Hatta bazı yerlerde para ile satıldığını öğrenince daha da bir arttı bulabilme inadı. Neyse ki bir yerden davetiye bulup wave olayına girebildim ve girdiğim anda içimdeki heves 50% azaldı
Peki nedir bu Wave?
Bana göre e-postanın bir sonraki versiyonu. Sadece hal hatır sormak için değil de belli bir konu (dosya, resim, harita vs.) üzerinde birden çok insanla iletişim kurabilmek için ideal bir araç. Listedeki insanlar dalganın belli bir anında dahil olup önceden konuşulanları sırasıyla görebiliyor, önceki yazılanlar editlenebiliyor, dalgada sadece belirli bir yere cevap yazılabiliyor ve aynı anda yazılanlar herkes tarafından eş zamanlı izlenebiliyor. Bunların dışında eklenebilen botlar ve plug-in ler sayesinde eş zamanlı çeviri yapmak, dalgadaki insanlarla sudoku, adam asmaca tarzı oyunlar oynamak da mümkün.
Şu sıralar davetiye bulmak oldukça kolay hatta insanlar davetiye dağıtmak için uğraşıyorlar. Zira listenizde insanlar olmadan hiçbir işe yaramıyor. Tabii ki bu durum için üretilmiş botlar mevcut fakat “How are you?”, “I think so”, “That’s a good idea” da bir yere kadar.
Davetiye gönderebilme hakkı üye olduktan yaklaşık bir hafta sonra sınırlı sayıda elde ediliyor ve google arada sırada yeni davetiye hakkı tanıyor. Davetiyeyi google dan alabilmek için başvuru yapan çoğu kişiye de davetiyeler yollanmış durumda. Anlaşılan Google da Wave’i yaygınlaştırma çabasında.
Kısacası Google Wave ne Facebook’a ne MSN Messenger’a rakip olarak üretilmiş bir araç değil bana göre, önceden de dediğim gibi e-posta’nın bir sonraki versiyonu ve yeni bir “şey”. Ve yaygınlaştıkça hem kişisel amaçlar için hem de iş yaşantısı için oldukça kullanışlı olacak.
Facebook'ta paylaş

Nov 4, 2009

Son günlerdeki “dinleyebileceğim müzik” arayışına “Kings of Leon” son verdi. “The Killers” dan beri yeni birşeyler bulamamıştım. Aynı müzik de her ne olursa olsun devamlı dinlenmiyor. Dinlense bile sıkıyor ve güzelim müzik itici gelmeye başlıyor. Tam bu sırada imdadıma yetişen Amerikalı gurup gerçekten kaliteli şarkılara sahip. Özellikle “Only By The Night”(2008) albümünden Closer, Crawl, Sex on Fire, Use Somebody, Be Somebody şarkılarını öneririm.
Facebook'ta paylaş

Nov 4, 2009
Üç gündür Ankara’da öyle soğuk var ki etrafımdaki tüm ağızlarda aynı cümle “kış geldi”. Daha kar yağmadı Ankara’da ama çok yakın. Özlemiş miydik peki? Bazılarımız. Havaların soğumasıyla birlikte öksüren, hapşıranların sayısında hızlı bir artış ve gözlerdeki “domuz gribi” şüpheleri, korkuları. Televizyon ve gazetelerdeki bu şüpheleri destekleyen vaka ve ölüm haberleri. Kışın en sevdiğim yanıysa sineklerin yok olması.
Hoşgeldin kış. Unutmuştuk, hatırlat bakalım ne yapılıyordu sen varken…
Facebook'ta paylaş

Aug 5, 2009

Konsantre meyve suyu içen aynı zamanda kolbastı oynayan gençler. Kolbastı çılgınlığı da bu itici reklam da bitsin artık.

Diğer kötü reklamlarda en azından bir vurgu var mesela “merak”,mesela “güç”… Bunda ne var Allah aşkına? Bi de arkada nazo nazo melodisi var ki evlerden ırak.

Facebook'ta paylaş

Jun 25, 2009

Bir kanalda sabahtan beri beklediğim bir maç, diğer bir kanalda sonunu bildiğim bir film vardı. Ama o filmin içinde öyle bir usta vardı ki devre arasının 15 dakika olduğunu unutturdu bana… Şener Şen -ki kendisi Türkiye’ye bir defa gelecek insanlar listemde (evet öyle bir listem var benim) ilk sıralardadır- her türlü rolü hakkıyla üstlenebilmiş bir insan. Kabadayı’yla gözümde “son film” havası yaratsa da ustayla nice kahkaha, nice gözyaşı dolu filmlere…
Facebook'ta paylaş

Jun 23, 2009
7 saatlik otobüs yolculuğundan önce büyük konuştum, dedim ki “Nasıl olsa uyuyamıyorum otobüste, bari bir film koysalar rezalet de olsa izleyeceğim, yeter ki zaman geçsin”. Beklenen an geldi ve filmimizin adı “Maskeli Beşler – Kıbrıs”. Film bence eğer yetişkin bir insan tarafından yazıldıysa genel hatlarıyla yazmak yarım saatten fazla sürmüş olamaz. İnanılmaz sulu ve basit espiriler, önceki beşlik kadroya göre değiştiğini farkettiğim oyuncular, rezalet bir konu… Filmle bir yerde karşılaşırsanız sakın durmayın, kaçın!
Facebook'ta paylaş